Kanserle Savaşan 10 Besin

26 Eylül 2014

Vücudun bağışıklık sisteminin sağlam olması, kanser neden olan hücrelerin gelişmesini önlüyor. Düzenli ve dengeli bir beslenme alışkanlığı, düzenli ve mutlu bir yaşamın kanserle savaşta en önemli noktalar olduğu söyleniyor. Gıdaların mevsimine uygun olarak tüketilmesi, gerektiği konusuna da dikkat çekiliyor. Yani kış besinlerini kış mevsiminde, yaz besinlerini yaz mevsiminde tüketmenin büyük bir önemi var.

İşte bu konuda yapılan araştırmalara göre kanserle savaşan 10 güçlü besin belirlenmiş. Elbette tek yönlü bir beslenme şekli yerine dengeli yani hemen her gıdadan faydalanmak gerektiği de bir gerçektir. Kanserle savaşan bu besinleri sizlerle paylaşmak istiyorum:

Greyfurt

GreyfurtYüksek C vitamini içeriği ile zengin meyvelerden bir tanesi. C vitamini vücuda zararlı veren ve kanser oluşumunu tetikleyen serbest radikallerle savaşan çok güçlü bir antioksidandır. Özellikle kış aylarında 1 tane greyfurt yiyerek, günlük C vitamini ihtiyacınızı % 70 oranında karşılayabilirsiniz.

Yapılan araştırmalar C vitamininin solumun, reflü, mide ve kolon kanserlerinin önlenmesinde büyük bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Yeşil Çay

Yeşil ÇayHem kış aylarında hem de yaz aylarında kanserle savaşan yeşil çay da, güçlü bir antioksidan özelliğine sahip. En güçlü antioksidanlardan olan kateşinler içeren yeşil çayı, günde 2 fincan tüketerek bağışıklığınızı güçlendirebilirsiniz.

Yeşil çayın içermiş olduğu kateşinler, kanser riskini azaltıyor. Kateşinlerin, siyah çayda da bulunduğu ama yeşil çayda içeriğin daha yoğun olduğu belirtiliyor.

Turpgiller

TurpgillerLahana, brokoli, karnabahar gibi besinler, kış besinleridir. Bu besinlerin hepsi anti kanserojen bileşenlere sahiptir. Bu bileşenler de, DNA hücre hasarının önlenmesine yardımcı oluyor ve özellikle mevsiminde tüketildiklerinde kanserle savaşıyor. Haftada 2 – 3 kere yaklaşık 200 gram kadar brokoli tüketmenin önemli olduğuna değiniliyor.

Domates

DomatesYaz aylarında tüketilmesi gereken domates, kanser riskini azaltmada potansiyel role sahip olan likopen içeriyor. Isıl işlem uygulanan yani pişirilen domateste likopen oranının arttığı da kaydediliyor ve bu sayede antioksidan kapasitesi de yükseliyor. Yaz aylarında tüketilen domates, antioksidan özelliği ile prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, deri ve serviks kanseri risklerini azaltıyor.

Sarımsak

Sarımsakİşte Lokman Hekim’in şifası olarak tabir edilen sarımsak da, kanserle baş eden besinlerin başında geliyor. Yıllar boyunca tıbbi amaçla kullanılan sarımsak, sülfürlü bileşikler içeriyor ve bu sayede bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor. Tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyen enzimlerin çalışmasını sağlıyor ve kansere karşı sizi koruyor. Eğer sarımsak sevmiyorsanız, aynı familyadan olan pırasa, soğan gibi sebzeleri de tüketebilirsiniz. Bu sebzelerde hücre hasarına karşı koruyucu ve güçlü bir antioksidan etkiye sahip olan selenyum içeriyor.

Soğanda bulunan quercetin adlı bileşik vücuda zarar veren serbest radikallerin yakalanmasında büyük bir rol oynuyor. Sarımsak tüketimi, başta mide kanseri olmak üzere mesane, kolon ve prostat kanserini engelliyor. Kokusundan çekiniyorsanız, pişmiş olarak tüketebilirsiniz. Bu besinler piştiklerinde hiçbir değer kaybına uğramıyor. Bir not olarak da sarımsağı bütün olarak tüketmenin daha olumlu etkiler verdiği bilinmektedir.

Keten Tohumu

Keten TohumuGünde 10 gram kadar keten tohumunun meme kanseri ile savaştığı bilinmektedir. Keten tohumu omega – 3 yağ asitleri, alfa – linolenik asit, protein, yüksek oranda çözünür ve çözünmez posa, lignan içeriyor. Son yıllarda keten tohumu üzerine yapılan araştırmalar kanser riskini önlediğini ortaya koymuştur. Keten tohumunun toplam ve LDL kolesterolü düşürdüğü de bilinmektedir. Damarlardaki birikimi azalttığına da dikkat çekiliyor. Yoğurtla tüketebilirsiniz.

Kırmızı Üzüm

Kırmızı ÜzümÜzüm kabuğunun güçlü bir antioksidan olan resveratrol kaynağı olduğunu biliyor muydunuz? Laboratuar çalışmalarına göre üzüm ve üzüm suyunda bulunan fenolik bileşikler ile resveratrol kansere karşı korunmanızı sağlıyor. Özellikle yaz ve sonbahar aylarında küçük salkım üzüm yiyerek anti kanserojen özelliğinden faydalanabilirsiniz.

Bal Kabağı

Bal KabağıKış besinlerinden olan bal kabağı da, çok güçlü bir antioksidan olan beta – karoten içeriyor. Beta – karoten kayısı, havuç, tatlı patates, Trabzon hurması ve turunçgiller gibi sarı – turuncu meyvelerle sebzelerde bolca bulunuyor. Serbest radikallerin neden olduğu tahribatı önleme konusunda büyük bir görevleri bulunuyor. Beta – karotenin özellikle menapoz dönemi öncesinde meme kanserine karşı savaştığı biliniyor.

Kabak tatlısı şeklinde tüketmek yerine çorba ve püre olarak tüketilmesi öneriliyor. Bunun nedeni de, kabak tatlısına bol miktarda şeker koyulması ve şekerin de kanseri tetikleyici özelliğidir.

Yulaf Ezmesi

Yulaf EzmesiYulaf, çözünebilir bir posa olan beta – glukan içeriyor ve bu sayede kolesterol seviyesini düşürürken, kalp – damar rahatsızlıklarını da azaltıyor. Yulaf ezmesi, kuru baklagiller, bulgur gibi tam tahıllı besinler bol miktarda posa ve antioksidan bileşikler içeriyor. Bu sayede de kanserle mücadele konusunda büyük bir önem taşıyorlar. Günde 1 – 2 çorba kaşığı yulaf ezmesi yoğurt ile birlikte tüketilerek hem sindirim sistemine yardımcı olunabilir hem de kansere karşı bir önlem olabilir.

Yaban Mersini, Çilek, Böğürtlen ve Ahududu

Yaban Mersini, Çilek, Böğürtlen ve AhududuYaban mersininde bulunan flavonoid bileşikler ve proantosiyanidinler güçlü birere antioksidandır. Yaban mersini tüketemeyenler için de, çilek, böğürtlen ve ahududu iyi birer alternatiftir. Şekerlerle kavrulmuş olan kuru yaban mersininden günde bir avuç yenilebilir. Taze yaban mersini ise bir çay bardağı kadar tüketilebilir. Buna ek olarak yaz aylarında bolca bulabileceğiniz karadut ve böğürtleni de 1 çay bardağı kadar tüketerek flavanoid ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir